چکیده Bu makale, "Farsçanın oluşum Süreci" ve "Türkçe sehah ül-acem Sözlüğü" kitaplarının özeti
olup, adı geçen kaynaklar ve eklenen kısa materyaller, kaynaklarıyla birlikte sunulmaktadır.
Bu makalenin genel görünümünde İslami ilimler alanında en çok yazılı esere sahip olan üç
dil, yani Türkçe, Arapça ve Farsçanın karşılıklı etkileşimi ele alınmakta, ve Fars dilinin Türk
dilinin etkisinde nasıl oluştuğu irdelenmektedir. Buradaki soru, İslam'ın gelişinden önce
Türklerin hat ve yazılı dilleri olduğu halda Neden onu takip etmediler? ve Fars diline neden
bu kadar önem verdiler?
Bu konu tarihsel, dilsel, psikolojik ve sosyolojik açıdan irdelenmekte, ardından bu süreçte
tarihteki değişimin nedenleri de tartışılmaktadır.
Bu makalenin açıklamayı amaçladığı ana teori, Fars dilinin MS 10. yüzyılden (Hicri 4.) önce
var olmayarak, yenice icat edilmiş bir dil olduğudur. Elbette bu ana teori, çeşitli Fars dili
araştırmacıları ve uzmanları ve diğerleri tarafından ortaya atılan bir dizi alt teorinin
sonucudur. Elbette alt teorilerin anlamı onların daha az önemli olduğu anlamına gelmez, her
biri belirli bir zamanda uzmanlar tarafından sunulan tutarlı ve kapsamlı teoridir, ve sonuçta
bunların toplamı, bizi daha genel bir teoriye sunmasıdır. Mesela Said Nefisi, Dari (Farsça)
dilinin asıl vatanının Horasan ve Mavral ün-nehr olduğunu, Pehlevi dilinin ise başka bir
bölgede olduğunu söylerken, Ya da Dr. Şehrani bugüne kadar hiçbir milletin ana dilinin
Farsça-Darice olmadığını yazdığında, aslında bu teoriler bu alanda bir ömür boyu süren
çabaların sonucudur. Teoriler konusu bir yana, önemli istatistiksel sonuçlar için de böyle bir
durum söz konusudur. Örneğin N. hanleri, Farsça'da 200'den fazla basit ve türeme kabiliyeti
olan fiilin bulunmadığı sonucuna vardığında aslında bu sonuç onun hayatının hasilidir. Ve
onlara benzer şekilde Bu makalenin yazarı türkçe Erk sözlüğünde 2.500 basit fiil ve toplam
26.000 geçişli ve türeme kabiliyeti olan türkçe fiil bulunduğunda, bu bulgu aslında bu
sözlüğün hazırlanmasında 15 yıllık bir çalışmanın sonucuydu. Bunları söylemenin anlamı şu
ki, bu teorilerin her biri üzerinde uzun bir çalışma çabasının sonucudur ve belki bu teorilere
ulaşmak için araştırılmış ve kitaplar yazılmıştır, ancak burada 16'ya yakın teori özet olarak
verilmektedir, ve şunların sonucu olarak daha genel bir teori sunulmağa çalışılmıştır.